Nano Crem
İnsanlık eski çağlardan beri estetik veya hijyenik nedenlerden dolayı vücut tüylerinin yok edilmesiyle ilgilenmektedir. Atalarımızın tüysüz vücut yönündeki tercihi, erkeklerle kadınların görünümlerine her geçen gün daha fazla önem verdiği günümüz toplumunda da oldukça geçerlidir. NANO CREMistenmeyen tüylerin miktarını azaltıp niteliğini bozarak depilasyon seanslarına duyulan ihtiyacı azaltan, doğal olarak aktif bir bileşendir. Gözleme dayalı sonuçlar, NANO CREM‘in vücut tüylerinin miktarını ve niteliğini etkin bir biçimde azaltan ve tüy gelişimini geciktiren aktif bir bileşen olduğunu desteklemektedir. • Plaseboya kıyasla vücut tüylerinde %60 azalma • Anajen/helojen folikülü oranında %60 azalma • Kalın tüylerin oranında %30’a varan azalma TANIM Vücut Tüyleri Tüy, vücudun farklı bölgelerinde (baş, kol ve bacaklar, koltukaltı, kaçlar ve burun) bulunan bir deri uzantısıdır. Kozmetik açıdan kafatasındaki tüyler vücut tüylerinden farklıdır.
Kafatasındaki tüylere uzunlukları, çapları ve pigmentasyon derecelerinden dolayı olgun tüyler denir. Vücut tüyleri uzunluk, kalınlık ve pigmentasyon derecesine göre iki farklı şekilde sınıflandırılır: Ara tüyler ve vellus. Genç insanlarda vücut tüylerinin tamamı vellustur. İnsanlar yaşlandıkça androjenler vücudun bazı bölgelerinde vellusun ara veya olgun tüylere dönüşümünü tetikler. Ara veya olgun tüylü vücut bölgelerinin oranı erkeklerde kadınlardan daha büyüktür.
 |
 |
|
Vücut Tüylerinin Yok Edilmesi Vücut tüyleri tıraş etme, depilasyon kremleri, iple alma, vs. gibi farklı yollarla yok edilebilir. Tüylerin yok edilmesinde kullanılan yöntemlerin çoğu acı vericidir ve sonuçları geçicidir. Er ya da geç tüyler yeniden gelişir ve bu acılı sürecin tekrarlanması gerekir. Bu nedenle tüylerin yeniden büyümesini azaltan veya geciktiren ve tüyleri daha zayıf ve daha az görünür kılan kozmetik ürünler geliştirilmiştir.
Bu ürünler farklı yollarla etkinlik gösterir:
• Kimyasal etkinlik: örneğin foliküler germinatif hücreler üzerinde sitotoksik etkileri olan maddeler.
Enzimatik etkinlik: Tüy foliküllerine ve yeni gelişen tüy eksenlerine hasar vererek tüylerin büyümesini bozan enzim içeren ürünlerle yapılan uygulamalar. Fizyolojik etkinlik: Örneğin saç büyüme döngüsünü etkin bir şekilde değiştiren bitki ekstraktları.
 |
 |
Ancak bu kimyasal ve enzimatik etkinlikler, diğer cilt unsurları üzerinde zararlı yan etkilere neden olabilir, çünkü etkinlikleri oldukça şiddetlidir. Tüy döngüsü: evreler ve düzenleme Tüy büyümesi kendine özgü bir döngüyü izleyen, son derece kontrollü bir süreçtir. Her tüy, diğerlerinden bağımsız olarak kendi döngüsünü izler. Şekil 2’de tüy döngüsünün evreleri görülmektedir: • Anajen evre. Büyüme evresi. Bu evrede foliküler hücreler tüyün büyümesiyle sonuçlanan son derece aktif bir metabolizma sergileri. İnsan bacaklarında yapılan çalışmalar, günde yaklaşık 0.20 mm büyüyen anajen evredeki tüylerin oranının %50-60 olduğunu göstermiştir (Van Neste, 2003).
Bu evrede tüyler, deri yüzeyinde görünür hale gelir. Anajen evrenin süresi ve tüy uzunluğu, söz konusu vücut bölgesine bağlıdır. o Kafatası 2 - 6 yıl o Bacak: 19 - 26 hafta o Kol: 6 - 12 hafta o Bıyık: 4 - 14 hafta • Katajen evre. Tüy döngüsünün en kısa evresidir ve yaklaşık 14 gün sürer. Bu evrede tüy foliküllerinin sayısı çok az, yaklaşık %1’dir. Bu gerileme evresinde germinatif matristeki mitoz durur, bulb papilladan ayrılır ve folikül kısalarak büzülür. • Telojen evre. Tüy döngüsünün dinlenme evresi. Bir tüy, bu evreye ulaştığında büyümesi kesin olarak durur. Bu evrenin süresi söz konusu vücut bölgesine bağlıdır; bacak foliküllerinde 19 hafta kadar sürer ve telojen tüylerin oranı %45’tir (Van Neste, 2003). Telojen evreye giren tüyler en sonunda dökülür ve yavaş yavaş yeni bir matris gelişerek yeni bir tüy oluşur. Anagen: Anajen Old club hair: Eski yumru tüy Catagen: Katajen Club hair: Yumru tüy Telogen: Telojen Hair matrix: Tüy matrisi Hair papilla: Tüy papillası Epithelial column: Epitelyal kuyruk
BOTANİK VE KİMYA NANO CREMMyrica cerifera L.’nin yaprak ve çiçeklerinden elde edilen, dihidromirisetin açısından zengin bir fraksiyondur Bu ürün, bitkiden ekstrakt edilir ve daha sonra kolon kromatografisi ile konsantre edilir. Myrica cerifera L., yaygın adıyla mum ağacı. Myricaceae ailesinden yapraklarını dökmeyen bir çalı veya bir ağaççıktır. Boyu 5-6 m’ye kadar ulaşır, kabuğu gri ve düzdür, yaprakları yumurta veya mızrak biçiminde, 2.5-7.5 cm uzunluğunda sivri uçludur ve kenarları bütün veya tırtıllı ve tabanı kama şeklindedir.
 |
 |
Yaprakları son derece aromatiktir. Mumlu gri meyveleri dallardan çıkar. Bu tür ABD’nin yerlisidir (Şekil 3). Kabuğu, yaprakları ve çiçekleri esansiyel yağ, triterpen (tarakserol, mirikadiol), galik tanin ve flavonoidler (mirisetin ve dihidromirisetin) içerir. Şekil 3. Myrica cerifera L. NANO CREM‘in aktif bileşeni is dihidromirisetindir (Şekil 4); ampelopsin (3,3’,4’,5,5’,7-heksahidroksi-2,3-dihidroflavanonol) olarak da adlandırılan ve delfinidin sentez yolunda yol alan bir flavanoldür. Şekil 4. Dihidromirisetin ETKİNLİK MEKANİZMASI Tüy döngüsünün düzeyini açıklamak için bazı hipotezler ileri sürülmüştür. En yaygın kabul gören hipoteze göre bir tüy anajen evreye girerken bulb matrisindeki hücreler dermal papilladan gelen sinyallerle aktife olur (Jayakar T, 2005).
Tüy döngüsü düzeninin temelinde yatan mekanizmalar hâlâ kesin olarak bilinmese de insülin benzeri büyüme faktörü 1’in (IGF-1)folikül büyümesinde çok önemli olduğu bilinmektedir (Stenn & Paus, 2001). Aslında yalnızca anajen evredeki foliküler hücrelerin IGF-1’i ürettiği, Katajen ve telojen evrelerdekilerin ise üretmediği (Stenn & Paus, 2001) bulunmuştur.
Hair growth IGF-1 IGF-1
Şekil 5. IGF-1’in teşvik ettiği anajen büyüme (Philport MP v.d., 1994’ten uyarlanmıştır). (CTS: Bağlayıcı Doku Kılıfı; DP: Dermal Papilla; M: Matris); (Hair Growth: Tüy Büyümesi).
Dermal papilla hücrelerinde üretilen IGF-1 (Şekil 5) tüy matris hücrelerine ulaşarak ilgili membran reseptörüne (IGF-1R) bağlanır. Bu, reseptçrün sitoplazmik bölgesinin otofosforilasyonunu ve bunun sonucunda tirosin kinaz aktivitesini teşvik eder. Bu aktivite, hücre içi sinyalleri tetikler ve bu, bazı sitoplazmik enzimlerin aktivasyonuna veya inaktivasyonuna ve bazı genlerin ekspresyonunda değişimlere yol açar. Tüm bu değişmer anajen evrede tüy büyümesi için gerekli süreçleri tetikler (Şekil 6). NANO CREM‘in etkinliği dihidromirisetinin tüy matris hücrelerinde IGF-1-reseptörü tirosin-kinaz aktivitesi üzerindeki seçici inhibitör aktivitesine dayanır. Bu etkinlik, anajen evrede foliküler büyümeyi arttıran uyaranlara engel olur (Şekil 6).
 |
|
Bunun sonucunda pek çok tüy hiç büyümez ve pek çok tüy de daha az büyür. Tüy döngüsü üzerinde böyle bir etkinlik, tüylerin miktarını azaltıp niteliklerini bozar ve sonunda depilasyon/tıraş etme ihtiyacını azaltır.
Şekil 6. IGF-1’in Düzenlenmesi(Mathews v.d, 2000’den alınmıştır). Extra-cellullar space: Hücre dışı alan Membrane: Membran Exchange factors: Verişim faktörleri Kinase activation cascade: Kinaz aktivasyon basamakları Other effectors: Diğer etkin unsurlar 1) Reseptör büyüme faktörüne bağlanır 2) Reseptör, tirosin kalıntısını otofosforilasyona uğratır 3) Fosforilasyona uğrayan reseptör, Ras üzerinde GDP-GTP verişimini teşvik eden verişim faktörlerini kullanır 4) Ras, mitojenle aktive edilen protein kinazlarının basamaklarını aktive eder
5) Transkripsiyon faktörleri fosforilasyona uğrar ve belli DNA bölgelerine bağlanarak gen transkripsiyonunu aktive eder HAIR GROWTH: TÜY BÜYÜMESİ Transcription Factor: Transkripsiyon Faktörü Nucleus: Çekirdek Gene expression: Gen ekspresyonu Daha önceki in vitro çalışmalar, dihidromirisetinin IGF ile aynı aileden bir membran reseptörünün tyrosin kinaz aktivitesini %67 oranında inhibe ettiğini ortaya koymuştur. IN VIVO ETKİNLİK NANO CREM‘in vücut tüylerinin büyümesini engelleme ve geciktirme kapasitesi bakımından kozmetik etkinliğini değerlendirmek amacıyla bir in vivo çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaya 18-58 yaşları arasında on beş kadın gönüllü katılmıştır. Deney bölgesi, baldırların arka kısmıyla sınırlandırılmıştır. Gönüllüler bir bacağına 2% NANO CREM içeren bir vücut losyonu ve diğer bacaklarına bir plasebo formülü uygulamıştır.
T-21 Depilasyon
T-0 Ölçümler Depilasyon Uygulamanın başlaması
T-21 Depilasyon
T-42 Depilasyon
T-63 Ölçümler Uygulamanın Sonu Anket
Bileşen Actif formülasyon Plasebo formülasyon
Ksantan Sakızı
% 0,5
% 0,5
Gliserin %3
3%
Su Disodyum EDTA Akrilatlar C/10-30 Alkil-Akrilat Krospolimer Butirospermum Parkii (Shea yağı) meyvesi Gliseril Stearat, Setereret-20, Setearet- 12, Setearil Alkol, Setil Palmitat Heksildekanol, Heksildesil Laura Desil Oleat Pentaeritritil Distearat Koruyucu BHT Dimetikon Izopropil Palmitat Parfüm Gliseril Linoleat (%50-80), Gliseril linolenat (%0,5-20), Gliseril Araşidonat (%0,2-20) Siklometikon Trietanolamin NANO CREM % 2 Tablo 1. In vivo testte kullanılan kozmetik formülasyonlar.
c.s.p. % 0,1 % 0,3 % 2 % 5,5 % 4,0 % 3 % 1 % 0,8 % 0,1 % 1 % 2 % 0,35 % 1 % 3 % 0,15
c.s.p. % 0,1 % 0,3 % 2 % 5,5 % 4,0 % 3 % 1 % 0,8 % 0,1 % 1 % 2 % 0,35 % 1 % 3 % 0,15 ---
 |
 |
Gönüllüler 63 günlük uygulama boyunca ürünleri iki günde bir uyguladı. 21 günde bir tüy enstitüsüne gittiler ve burada gözlemler yapılarak çalışma parametrelerinin (tüy yoğunluğu, kalınlığı ve büyüme evresi) değerlendirilmesi için ölçümler alındı. Bundan sonra gönüllüler kadınların genel depilasyon alışkanlıklarının sıklığına uygun olarak sıcak ağdayla depilasyon yaptı. Çalışmanın sonunda gönüllüler NANO CREM’in etkinliğine ilişkin kendi öznel algıları ile kaydedilen deneysel veriler arasındaki uygunluğu değerlendirmeyi amaçlayan bir anketi yanıtladı. Tüy Sayısı Üzerindeki Etkiler Tüy sayısı (pilozite) başlamadan (T0) önce ve uygulamanın sonuçlanmasından (T63) sonra değerlendirildi. Bu amaçla uygulama bölgesinde 4cm2’lik bir alan belirlenerek tüyler sayıldı
NANO CREM uygulamasıyla tüy sayısındaki azalma. NANO CREM plaseboya kıyasla tüylülüğü neredeyse %60 azaltmıştır (Şekil 9). Gönüllülerin % 93’ü kaydedilen deneysel verilerle uyumlu olarak tüy miktarında belirgin biz azalma fark etmiştir (Şekil 14). Tüy Büyümesi üzerindeki Etkiler NANO CREM’in tüy föngüsü üzerindeki etkinliğini değerlendirmek amacıyla bir trikoloji uzmanı, gönüllülerden elde edilen tüylerin tüy bulbu bölgesini mikroskop altında gözlemiştir. Tüy bulblarının bir görsel değerlendirmesiyle folikülün anajen evrede mi telojen evrede mi olduğu belirlenmiştir.
NANO CREMuygulamasıyla A/T oranındaki azalma NANO CREM A/T oranını % 59.1 oranında azaltmıştır. Bu sonuçlar NANO CREM’in vücut tüylerinin miktarını etkin bir biçimde azalttığını ortaya koymuştur.
Kalın Tüy Sayısı üzerindeki Etkiler Trikogram için kullanılan tüyler, kalınlıklarına göre üç gruba ayrılmıştır: ince (İ), orta (O) veya kalın (K). Tüy kalınlığı uygulamanın başlangıcından (T0) önce ve sonlandırılmasından (T63) sonra değerlendirilmiştir. Şekil 12 sonuçları göstermektedir. NANO CREM uygulamasıyla kalın tüy oranında azalma. NANO CREM kalın tüylerin neredeyse %30’unu azaltmıştır (Şekil 12). Çalışma sonunda gönüllülerin % 80’i kaydedilen deney sonuçlarıyla uyumlu olarak tüy kalınlığında azalma fark etmiştir (Şekil 14).
Çalışma sonlandırıldıktan sonra gönüllüler bir anketi yanıtlayarak NANO CREM‘in etkinliğini değerlendirmiştir. Şekil 14’te değerlendirmelerin sonuçları görülmektedir.
NANO CREM etkinliğinin öznel değerlendirmesi İn vivo çalışmanın sonuçlarına göre, NANO CREM vücut tüylerinin miktarını azaltan ve niteliğini bozan etkin bir aktif bileşendir. KOZMETİK ÖZELLİKLER VE UYGULAMALAR Tablo 2’de NANO CREM’in kozmetik özellikleri ve uygulamaları görülmektedir.
Kozmetik Özellikler Ölçülen Etkinlik A/T oranı: -%59.1
Fark edilen Etkinlik Gönüllülerin 93% tüy sayısında Azalma fark etmiştir
Kozmetik Uygulamalar -Özel depilasyon sonrası uygulamalar
Tüy büyümesinin gecikmesi/zayıflaması
Tüy sayısı: -%57.2 Kalın tüy: -%26.4
Gönüllülerin % 80’i kalın tüylerin Sayısında azalma fark etmiştir
-Günlük kullanım ürünleri: Vücut nemlendirme, tıraş losyonu
TAVSİYE EDİLEN KONSANTRASYON • Günlük kullanım ürünlerinde %0.5-1.5 • Özel uygulama ürünlerinde %1.0-2.0 TOKSİKOLOJİK PROFİL NANO CREM, güvenlik analizlerine dayalı mevcut toksikolojik bilgiler, bibliyografik veriler ve bu aktif bileşen için gerçekleştirilen etkinlik çalışmaları sırasında gözlenen iyi tolere edilebilirliğe dayanılarak değerlendirilmiştir. Bu verilere göre normal kozmetik kullanım şartları ve tavsiye edilen kullanım konsantrasyonlarında NANO CREM, tüketiciler için hiçbir risk içermemektedir. ANALİZ Dihidromirisetinin Nicel tespiti Flavonoid dihidromirisetinin nicel tespiti aşağıdaki kromatografik koşullarda HPLC ile yapılmıştır. • Ekipman:HPLC Hewlet-Packard 1050, otomatik enjektörlü ve DAD’lı (DiodeArray detektörü). • Hareketli evre: A Evresi: Suda % 0.4 fosforik asit B Evresi: Metanol
T(dak.) 0 20 25 30
A Evresi 65 35 65 65
B Evresi 35 65 35 35
Kolon: KROMASIL C18 (250 x 4.6mm) 5µm • Kolon ısısı: 25ºC • Akış: 0.75 ml/dak. • Tespit: 290 nm. Örnek Uygulamat Örneğin % 0.001’lik (p/v) bir dilüsyonunu % 50 metanolle (HPLC kalitesi) hazırlayın; 10-20 µl enjekte edin; kromatogram zamanı, 30 dakika; enjekte edilen hacim içindeki dihidromirisetin miktarını ilgili standarda göre hazırlanan bir kalibrasyon eğrisinde alan enterpolasyonuyla hesaplayın. BIBLIYOGRAFYA Freedberg IM, v.d., Dermatología en Medicina General. 6. baskı . Buenos Aires: Ed. Medica Panamericana, 2005. Jayakar T. Androgenetic alopecia - Current status. Indian J Dermatol 2005; 50:179-190 Stenn KS, Paus R. Controls of hair follicle cycling. Physiol Rev 2001; 81: 449-494 Van Neste D. Hair Science and Technology. Tournai: Ed. Skinterface, 2003. Ros-Baró A, Camps M, Mayordomo L, Benaiges A, Rubio E, Guillén P, Bosch J, Armengol R, Zorzano A. Modulating Anabolic Processes of Adipocytes as a Novel Mechanism for Anticellulite Products. 23. IFSCC Kongresi.
Philport MP, Sanders DA, Kealey T. Effects of insulin and insulin-like growth factors on cultured human hair follicles: IGF-I at physiologic concentrations is an important regulator of hair follicle growth in vitro. J Invest Dermatol 1994; 102:857-861. Mathews CK, Van Holde KE, Ahern KG. Biochemistry. 3. baskı, San Francisco: Addison Wesley Longman, 2000.
|